Gördüğünüz ilk anda nelerden etkilenirsiniz? Sarsıcı bir bakış, enfes bir yemek, eşi benzeri olmayan bir obje… The Walters Museum’un arşivinde gezinirken ortak dünya mirasına ait ne görsem ekrana kilitleniyorum. Özellikle 10-16. yüzyıla tarihlendirilmiş her şey beni çok etkiliyor. Osmanlı dönemine ait Denizcilik Atlası onlardan sadece biri.

Henry Walters’ı duydunuz mu? Baltimore’da yaşamış ve sanatsever olarak bilinen Amerikalı iş adamlarından biri. The  Walters Museum da onun yıllarca biriktirdiği eserlerin sergilendiği müzesi. Devasa bir elyazması arşivi var. Neyse ki bu arşivin büyük bir kısmı online olarak açık. Yazma eserler arasında akla hayale gelmeyecek muazzam kitaplar var. İncil’ler, Kur’an’lar, Tevrat’lar… Bunların yanı sıra dünya edebiyatının hiçbir yerde olmayan başyapıtları… Tabii bu muhteşem arşivin büyük bir kısmını Osmanlı eserleri oluşturuyor. Onlardan biri de Denizcilik Atlası. Müze bu ismi uygun görmüş. Tam olarak bir denizcilik atlası sayılmaz. Aslında bir dünya atlası. İçinde Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz detaylı olarak yer almış. Kime ait olduğu belirlenemeyen atlasın 10-16. yüzyılları arasında hazırlandığı düşünülüyor. Atlas üzerindeki açıklamalar Osmanlıca yazılmış. Buradan Osmanlı döneminde çizildiğini anlayabiliriz. Üstelik atlasta Amerika’nın bir kısmı hariç tüm kıtalar yer alıyor. Bu yüzden 14. yüzyılda hazırlandığını düşünüyorum.

Atlası incelerken Osmanlıca açıklamalarla şehirlerin, kıyıların ve askeri birliklerin isimlendirildiğini göreceksiniz. Çizimler incelik dolu. Detaylar şaşırtıcı. Ormanlar, nehirler, Boğaz… Yakından görme imkanımız olsa her bir santimetresindeki sanatçılığı da fark edebilirdik.

Tabii beni şaşırtan dünya haritası oldu. 14. yüzyıla ait olduğunu düşündüğüm haritada Amerika’nın bir kısmı hariç tüm kıtalar yer alıyor. Bilinen ilk dünya haritasını Piri Reis’in 1513’te çizdiği varsayıyoruz. Ancak bu harita Piri Reis’in haritasından farklı. En temel fark ise Amerika. Gerçi Piri Reis’in 1528’de ikinci bir atlas çizdiği ve buna Amerika’yı eklediği bilgisi akademik olarak sunuluyor. The Walters’taki isimsiz atlas ise tüm bu tarihlerden çok öncesine ait. Üstelik menşei Türk. Bu cânım eser 1931’de Henry Walters’a nasıl ulaştı, bilemeyiz. Peki, neden sahip çıkmıyoruz?

Aşağıdaki linkten The Walters Museum arşivindeki atlası bulabilirsiniz. Müze pdf formatında indirmenize izin veriyor.

https://art.thewalters.org/detail/20244/maritime-atlas-2/

Yorum bırakın